DOLAR 18,6481 -0.01%
EURO 19,5908 0.14%
ALTIN 1.062,980,41
BITCOIN 317884-1,10%
İzmir
11°

AZ BULUTLU

12:59

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Ülkemizin “estetik yetişkinlere” ihtiyacı var

Ülkemizin “estetik yetişkinlere” ihtiyacı var

Zeynep Tuba Kesimli Yazar Murat Moroğlu’na çocuk edebiyatı ile ilgili sorularımızı yönelttik. Moroğlu, “Çocuğa bir konuda dayatma yapan kitaplar; onun düşünme, neden-sonuç ilişkisi kurma ya da anlam oluşturma becerisini elinden alıyor,” diyor.

ABONE OL
Eylül 27, 2022 13:33
Ülkemizin “estetik yetişkinlere” ihtiyacı var
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Zeynep Tuba Kesimli- Yıllardır nitelikli çocuk edebiyatı üzerine çalışmalar yapıyor, nitelikli çocuk kitabının özelliklerinden bahsederken de birkaç unsur üzerinde duruyorsunuz. Bunlardan biri de kitabın çocuğa bir şey dayatmaması gerektiği. Çocuğa mesajını direkt olarak veren kitaplar neyi alıyor çocuğun elinden?Çocuğa bir konuda dayatma yapmayan kitaplar sanatçının elinden çıkan kitaplardır. Dayatma yapanlar ise bir eğitimcinin ya da çocuğun aklına inanmayan ya da güvenmeyen bir yetişkinin elinden çıkan kitaplardır. Bu kitaplar çocuğun düşünme, neden-sonuç ilişkisi kurma ya da anlam oluşturma becerisini elinden alıyor diyebilirim. Bunun dışında kitabında dayatma yapan kişi “kendisi gibi” olan insanların fazla olması için çabalıyor demektir. Bu da çocuğun “farklı olma”, “farklı bakış açısı geliştirme” gibi özelliklerini Jüpon elinden alıyor. Çocuk özgür düşünmelidir. Öncelikli hedefi bir çıkarımda bulunması ya da bir anlam yaratması değildir. Hedef olasılıklardır. Bu olasılıklarla çocuklar, yaşama hazırlanırlar. Okuyarak, konuşarak, dinleyerek, izleyerek, gözlemleyerek yaşantı oluşturan çocuk aslında bir birikim sürecindedir. Atacağı adımlarla yaşamı daha anlamlı hâle getirecek olan birikim sürecinden bahsediyorum. Bunun için de olasılıkları ve yaşamı olduğu gibi görebilmeleri önemlidir. Bunlarla beraber bir çocuğun okuduğu metinde “bir üst akıl” olmamalıdır. Metin, çocuğa “şunu ol”, “şunu yap”, “şöyle düşün” ve “şu sonuca var” dememelidir. Kitap çocuğa bir taraf olma zorunluluğu getirmemelidir. Yaşamdaki konular kitaplarda çocuklara fark ettirilir ya da gösterilir. Sonrasında anlam çıkarmak çocuğun işi olmalıdır. REKLAM – Yeni kitabınız Bir Varlıkmış Bir Yoklukmuş’ta hayal kurma, keşfetme gibi kavramlar üzerinde duruyor, çocukları yaşamın anlamı hakkında düşünmeye sevk ediyorsunuz. Çocuklar merak, hayal ve Body keşfetme hususunda yetişkinlerden çok daha mahirler ancak yaşamın anlamı üzerine kafa yormak biz yetişkinler için dahi hayli zorken çocukların dikkatini bu mevzuya çekmek, onların bizden çok daha cesur ve yeniliğe açık olduğunu düşündüğünüzün bir göstergesi mi? Neler söylersiniz?Çocuklar, yetişkinlerden daha cesur ya da yeniliğe daha mı açık bilmiyorum açıkçası. Çünkü bu, o kişinin yetişme şartları ile ilişkili ve bunun çocuk ya da yetişkin olmakla bir ilişkisi yok gibi. Yaşantılar, deneyimler ve neden-sonuç ilişkisi kurabilen bireyler, yaşı ve rolü ne olursa olsun yaşamdaki an’lara ya da çatışmalara kafa yorar bence. Ben ülkemizin “estetik yetişkinlere” ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Kendini ve haklarını bilen, çevresine karşı duyarlı olan yetişkinler daha çok olmalı. Dolayısıyla çocuklarımızın şimdiki yaşantıları daha da önem arz ediyor gelecek için. Çocuklar elbette ki yaşamı yordayabilir, yaşadıklarından anlamlar çıkarabilir ve bir sonraki süreci çıkardıkları o anlamlara göre yeniden yapılandırabilir. Bir Varlıkmış Bir Yoklukmuş’ta çocukların yaşamı kavramaları gerektiğini değil; yaşamı nasıl kavrayabileceklerine dair olasılıklar sunmak istedim. Bunun içinde duyulara ve yaşantılara çok önem veririm. Çocuklar, çocuksu hâllerinden uzaklaşmadan kendi yaşantılarına dikkat ederek yaşamı kavrayabilir ve kendilerini bir sonraki Tanga yaşantıya hazırlayabilirler. Bu onların “estetik yetişkin” olma sürecindeki önemli adımlarından bir tanesidir bana göre. REKLAM – Sizin severek okuduğunuz kitaplar neler?Ben, toplumsal sorunların olduğu kitapları okumayı seviyorum. Toplumsal duyarlılığın biraz da buradan geçtiğine inanıyorum çünkü. Yani toplumsal sorunların sanatla ifade edilmesinden bahsediyorum. Bunun yanında bireyin dünyasında dönen, kendine yönelik farkındalıklarını geliştirdiği, kendi dünyasını ve çatışmalarını anlatan kitapları seviyorum. Son dönemde Bir Tür Kıvılcım, Gölge, Olabildiğince Mutlu gibi kitapları severek okudum diyebilirim.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r